İnternet veya Telefon Bağımlılığı Çocukların Gelişimini Engelliyor

Kategori: Makaleler | 0

İnternet kullanımı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaygın kullanılan ciddi bir bilgi ve iletişim kaynağıdır.  Ancak yerinde, amacına uygun veya zamanında kullanılmadığında birçok insan için özellikle çocuklar için “bağımlılığa” dönüşebilecek zararlı bir kaynak olabilir. Bağımlılığın artmasında akıllı telefon diye adlandırılan çok özellikli cep telefonları bu süreci hızlandırabilmektedir.

Yapılan çalışmalara ve klinik deneyimlerime göre internet bağımlılığına yol açan etkenlerin en başında sosyalleşme ihtiyacının olduğunu görüyoruz. İnternetteki sanal iletişimin avantajlı yanları bazı bireylere cazip gelebilmektedir. Özellikle sosyal hayatta yüz yüze yapamadığı veya kendini gerçekleştiremediği durumlarda, interneti kendini var ettiği bir araç olarak görmektedir. Çoğu zaman kendisini olduğundan farklı göstererek tatmin duygularını besler. Bazen ise sessiz sedasız istediği gibi birilerini takip etme veya başka duygularını doyurma gayreti görülmektedir.

İnternet bağımlılığı sosyalleşmeyi azaltıyor

Bilgisayar oyunlarında veya internet ortamında oluşturulan sanal ilişkilerle uzun süre zaman geçiren bireyler belirli bir süre sonra sosyal ortamlardan uzaklaşabiliyor ve sosyal ilişkileri zayıflayabiliyor. Sosyal ilişkileri zayıflayan bireylerde içine kapanma, toplumdan uzaklaşma, öz güven eksikliği veya ruhsal sıkıntılar oluşabiliyor. Özellikle aile bağlarının zayıf olduğu ve kendini gerçekleştirmekte zorluk çeken ergenlerde ve gençlerde yalnızlaşmaya veya sosyal ortamlardan uzaklaşmaya neden olabiliyor. Bireyin yalnızlaşması ve sosyal ilişkilerinin zayıflaması ile birlikte çevresiyle bütünleşemeyen birey kendini toplumdan dışlanmış hissedebiliyor. Çoğu zaman ailesiyle bir yerlere gitmeyi reddediyor veya sosyal ortamlara katılmaktan kaçınıyor. Ben evde kalayım siz gidin diyebiliyor. Bu konuda ebeveyn ve çocuklar arasında ciddi çatışmalar yaşanıyor.

Sanal ortamda gerçek duyguların yerini taklidi duygular alıyor

Maalesef ki sanal ortamlarda duygu ve düşünceler çok gerçekçi ifade edilemiyor. Yani yüz yüze yaşanan duygu paylaşımıyla sanal ortamda paylaşılan duygu çok farklı oluyor. Sanal ortamlarda çoğu zaman taklidi duygular yansıyor ekranlara. Bazen bireyler dikkat çekebilmek veya farklı görünmek adına kendilerini olduğundan farklı yansıtabiliyor.  Duygularını sağlıklı bir şekilde yansıtamayan veya duygularını rahatlıkla paylaşma fırsatı bulamayan bireylerin ruhsal dünyalarında çökkünlük ortaya çıkabiliyor. Duyguların sağlıklı yaşanamaması psikolojik sorunlara davetiye çıkarabiliyor.

İnternetin fazlası çocukları agresif yapabiliyor

Sosyal ortamlardan yani gerçek dünyadan uzaklaşan çocuklar sanal âlemin cazibesine kapılarak gerçek olmayan ilişkiler içine girebiliyor. Bağımlı çocukların sosyal ortamlara girdiklerinde çabuk sıkıldıkları ve agresif davranışlar gösterdikleri gözleniyor. Özellikle bilgisayar oyunlarına kapılan çocukların oyun esnasında agresif davranışlar sergilediklerini ve oyunda yenildikleri zaman ciddi tepkiler gösterdikleri gözlenmektedir. Terapi için destek alan ailelerin önemli bir çoğunluğu sıklıkla internette vakit geçiren çocuklarını kendilerini sağlıklı bir şekilde ifade edemediklerini, sosyal ortamlarda çabuk sıkıldıklarını ve agresif davranışlarda bulunduklarını ifade etmektedir. İnternet veya sanal oyun ortamlarından uzaklaştıkları zaman ciddi yoksunluk sürecine girdikleri ve yoksun kaldığı durumlarda bu eksiklik duygusu sinirli ve öfkeli tepkeliler vermelerine neden olabilmektedir. Ebeveynler çocuklarıyla internet kullanımı veya telefon kullanımıyla ilgili ciddi çatışmalar yaşadıklarını söylemektedirler. İnternete girmesi veya oyun oynaması engellenen bağımlı çocuklarda agresyon ön plana çıkmaya başlar.

İnternet bağımlısı çocukların derslerinde ciddi düşüşler gerçekleşebilir

Zamanın büyük bir bölümünü internet başında veya çeşitli oyunlar oynayarak geçiren çocukların derslerinde ciddi gerilemeler oluşabilir. İnternet bağımlısı çocukların büyük çoğunluğu internet başında zamanın nasıl geçtiğini bilemez ve kendisini internete odaklar. Yani gerçek şeylerden uzaklaşmaya başlar. Sürekli yapacağı ödevleri ertelemeye eğilimlidir. Çoğu zaman ailesiyle pazarlığa girer ‘iki saat sonra çıkacağım’, ‘biraz daha oynayayım söz ödevimi yapacağım’ diyerek hem kendisini hem de ailesini kandırır. Çünkü o biraz sonralar veya üreteceği çeşitli bahaneler bitmez. Bu sefer ‘elimdeki oyunu bitireyim veya bir şeye bakıp çıkacağım’ gibi çeşitli kandırmaca yollarına başvurur. Çocuk içindeki o bağımlılık dürtüsüne göre hareket ettiği için, dürtüsüne engel olamaz. Ailesiyle çatışmayı veya sorun çıkarmayı göze alır çoğu zaman. Oyunu yarım kalan veya ailesi tarafından engellenen çocuk ödevinin veya dersin başına geçtiğinde aklı bilgisayarda veya oynadığı oyunda kalacaktır. Bu durum saklılıklı ders yapmasını engelleyecek ve başarısının düşmesine neden olabilecektir.   

Neler yapılabilir?

  • Çocukların sanal ortam yerine doğal ve gerçek ortama yönlendirilmesi ve uygun şartların oluşturulması sağlanabilir.
  • Özellikle kültürel ve sosyal faaliyetlere veya çocuğa uygun spor aktivitelerine yönlendirilmesi yapılabilir.
  • Ev içinde veya başka konularda yapılacak bir değişiklikte çocukların fikirlerinin alınması ve sürece dâhil edilesi gerçekleştirilebilir.
  • Gerçek arkadaşlık kurmasına yardımcı olunabilir veya arkadaşlık ilişkileri desteklenebilir.
  • Bilgisayar veya internetle ilişkili endişe duyduğunuz gerçeklerin uygun bir dille çocuğun yaşına ve kapasitesine göre anlatılabilir. Kendi korkularınıza veya abartarak anlatıldığında işe yaramayacağınızı bilmeniz gerekir.
  • Çocuğun her zaman olumsuz yanlarını değil de çoğu zaman başarılı veya olumlu yanlarını ön plana getirerek olumlu yanların pekişmesini sağlayabilirsiniz.

Uzman Psikolog Emin Dönmez

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir