Eğitimde Yasaklarla Sorunları Çözemeyiz

Kategori: Genel | 0

Teknoloji alanında son zamanlarda çok hızlı bir şekilde değişim ve gelişim yaşanmaktadır. Bu değişim ve gelişim insanların yaşamında da olumlu ve olumsuz yönde önemli değişimlere neden olmaktadır. Bu süreç gün geçtikçe daha da hızlı işleyecektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın son zamanlarda dile getirdiği bir önemli konu da, okullarda cep telefonunun kötüye kullanımından kaynaklı, kullanım alnının kısıtlanması veya yasaklanması üzerine açıklamalarda bulunmasıdır. Bu konuda öğrencilere bir takım yaptırımlar getirilmesi gündeme gelmektedir.

Cep telefonunun kullanımından kaynaklı disiplinsiz davranışlarda bulunan öğrencileri okuldan uzaklaştırmak veya başka cezalara çarptırmak yerine öncelikli olarak okulları güvenli hale getirmek ve yaşanan sorunun nedenlerini araştırmak gerekmektedir. Asıl mesele bu ve benzeri davranışlarda bulunan öğrencilere yapılan davranışın nelere yol açabileceği bilgisinin ve bilincinin yerleştirilmesidir.

Okullar toplumdan bağımsız değildir, aynasıdır

Okullarda yaşanan sorunların nedenlerini sadece eğitim sisteminde veya öğrencilerde aramak eksik kalacaktır. Bu sorunları toplum içinde yaşanan sorunların bir yansıması olarak görmek gerekir. Çünkü okullar toplumdan bağımsız yerler değildir, okullar toplumun bir yansıması bir aynasıdır. Okullarda uygunsuz davranışların artmasında; Toplumda var olan gelir dağılımının adaletsizliğin, kültürel anlamda yoğun bir yozlaşmanın yaşanması ve kitle iletişim araçlarının şiddeti besleyen yayınların varlığı, ailelerin ilgisizliği, özellikle gençlerin gelecek kaygısı, okullardaki yönetimsel ve uygun olmayan sınıf ortamları gibi birçok faktör rol oynamaktadır.

Okullarda yaşanan sorunlar artmaya başladığında veya gündeme geldiğinde, yönetimler tarafından yasaklar getirilerek önlemler alınmaya çalışılıyor. Yaşanan sorunları yasaklar getirerek çözüme ulaşmak mümkün değildir. Okulda yaşanan sorunların nedenleri doğru tespit edilerek, soruna özgün uygun yöntemlerle kalıcı çözümler bulunmalıdır. Bu da bilimsel ve insancıl yaklaşımlarla mümkün olacaktır. Yaşanan sorunların nedenlerini tespit ederken okul öznelerini bu sürecin içine katmak gerekir. Tepeden inme yasaklarla sağlıklı çözümler bulmak mümkün değildir. Köklü çözümler getirilmediği sürece, tepeden inme getirilen yasaklarla, riskli bir davranış engellenir ama başka bir riskli davranışın ortaya çıkması engellenemez.

Eğer verilen cezalar veya uygulanan yasaklar öğrencinin kişiliğine veya temel haklarına yönelik oluyorsa suç işlenmiş olunur ve hiçbir çözüm getirmez. Herkesin bildiği gibi yasaklar içinde eğitim gören öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri ve sağlıklı birer birey olmaları mümkün değildir.

ÇÖZÜM, Okulları Güvenli Hale Getirmektir

Öğrencilerin okul içerisinde okul sistemini bozacak şekilde şiddet içeren davranışlarda bulunması okul sistemi içerisinde çözülmesi gereken bir durumdur.

Okul içerisinde şiddet eğilimi olan öğrencilerin açık öğretime kaydırılması öncelikle eğitim ayrımcılığına ve hak ihlallerine neden olmaktadır. Bu nedenle okullarda yaşanan problemlerin okul sistemi içerisinde çözüme ulaştırılmalıdır. Okul içerisinde yaşanan olaylar tüm okul öznelerini içermektedir. Okullarda yaşanan sıkıntılara yönelik çözüm yolları oluşturulurken okul idaresi, öğretmenler okul çalışanları, öğrenci temsilcileri ve veliler birlikte çalışmalar yürütmelidir. Okulda yaşanan bir sorunla sadece okul müdürü veya rehberlik bölümü ilgileniyorsa bu sorun kolay kolay çözülemez.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in okullarda şiddet davranışı gösteren öğrencilerin açık öğretime kaydırılması fikri, var olan bir problemi çözmek yerine, problemin yer değiştirmesi anlamına gelmektedir. Bu ve benzeri kararlar kendi alanını temiz gösterme gayretinden kaynaklanmaktadır. Yapılması gereken, yaşanan sorunu nedenleriyle ele alıp kendi sosyal ortamı içerisinde uygun yöntemlerle, çok yönlü bir çözümle ele alınmalıdır.Okul sistemi içerisinde şiddet eğilimi olan öğrencilerin açık öğretime kaydırıp derslerden ve okul sisteminden uzaklaştırmak yerine bu öğrencilerle daha fazla ilgilenilmeli, onlara uygun psikososyal yöntemler geliştirilmeli ve okul sistemi içerisinde tutulmalıdır. Bu öğrencilere psikolojik destek verilmeli ve şiddet davranışının altındaki dinamikler ve nedenler tespit edilerek bunlara uygun çözüm yolları bulunmalıdır. Aksi takdirde bu öğrencileri kendi elimizle daha büyük risklere yöneltmiş oluruz

Lise çağındaki bir öğrenci ergenlik dönemindedir. Şiddet davranışına eğilimli olan öğrencilerin bu döneminde riskli davranışlarda bulunma olasılıkları artmaktadır. Bu dönemdeki şiddet eğilimi olan öğrencilerin açık liselere alınması onlar için bir ödül değeri taşıyabilir. Düzenli ve disiplinli bir sistemden uzaklaşan bu öğrenciler kendilerini birden bire boşlukta hissedeceklerdir. Okul sisteminden uzaklaşan bu öğrencilerin okul dışında çetelere, riskli olabilecek arkadaş gruplarına katılma olasılıkları artacaktır.  Bu durum da başka sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Okullar, öğrencilerin severek gidebileceği, sadece ders yapılan yerler olarak değil, birçok açıdan öğrencilerin gelişimini sağlayacağı güvenli ortamlar haline getirmelidir. Bu devletin en önemli sorumluluklarından biridir.

Uzman Psikolog Emin Dönmez

Ekim 2006

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir